top of page

İŞ HUKUKUNDA TANIĞIN ÖNEMİ



İŞ HUKUKUNA İLİŞKİN DAVALARDA TANIĞIN ROLÜ VE TANIKLIKTA ÖNEMLİ HUSUSLAR

İş hukukuna ilişkin davalarda tanığın rolü büyük bir önem arz etmektedir. Bu hususta hem işçi lehine hem de işveren lehine delil niteliğini haiz olabilecek unsurlar, tanık beyanlarıyla ispat edilebilmektedir. Her ne kadar hukukumuzda yazılı belgeler öncelikli olsa da yazılı delil bulunmayan veya mevcut belgelerin olayı tam olarak aydınlatmadığı durumlarda tanık deliline başvurulabileceği unutulmamalıdır.

İşçiler tarafından açılan ve işverenin davalı olarak gösterildiği işçi alacağı davalarında, dosyaya sunulacak tanıkların seçimine ve beyanlarına kesinlikle dikkat edilmesi gerekmektedir.

A. KİMLER TANIK OLABİLİR?

Hukukumuzda tanık olacak kişileri davanın tarafları belirlemektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 240/2’de yer alan ifadeye göre: “Tanık göstermiş olan taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenmesini istediği tanıkların isim ve soyisimleri ile tebliğe uygun adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede yer almayan kişiler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir tanık listesi verilemez.” Bu doğrultuda taraflar, tanık olarak belirlediği kişilerden oluşan bir liste hazırlamakta ve bu listeye “tanık listesi” denilmektedir.

Senede karşı tanıkla ispat yasağı HMK madde 201 kapsamında ele alınmaktadır. İlgili maddede durum şu şekilde açıklanmıştır: “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler; ikibinbeşyüz Türk lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.”

a.1 Tanıklıktan Vazgeçilebilir mi?

HMK madde 247’de durum şu şekilde ifade edilmiştir: “Kanunda açıkça belirtilmiş olan hâllerde, tanık olarak çağrılmış bulunan kimse tanıklık yapmaktan çekinebilir. Kişisel nedenlerle tanıklıktan çekilme sebeplerinin varlığı hâlinde hâkim, tanık olarak çağrılmış kimsenin çekinme hakkı bulunduğunu önceden hatırlatır.” Bu düzenleme, kanunda açıkça sayılmayan hallerde tanıklıktan çekinme gibi bir durumun söz konusu olmadığını ortaya koymaktadır.

a.2 Tanıklıktan Çekilme Sebepleri

HMK Madde 248 (Metinde 247 olarak belirtilen çekinme nedenleri şunlardır):

  1. Kanunda açıkça belirtilmiş olan hâllerde, tanık olarak çağrılmış bulunan kimse tanıklık yapmaktan çekinebilir.

  2. Kişisel nedenlerle tanıklıktan çekilme sebeplerinin varlığı hâlinde, hâkim tanık olarak çağrılmış kimsenin çekinme hakkı bulunduğunu önceden hatırlatır.

C. YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/22863, K. 2017/2090, T. 28.02.2017:

“Tanığın dinleyici olarak duruşma salonunda bulunması, tanıklık yapmasına engel teşkil etmez. Daha önceki duruşmalarda tanığın dinleyici olarak duruşma salonunda bulunması, tanıklıktan çekinmesini gerektirecek bir neden olamayacağı gibi tanıklık yapmasını engelleyecek bir durum da değildir. Davalının babası olan tanık, tanıklıktan çekilme hakkını kullanmadığı takdirde bu tanığın dinlenmesi gerekir. Davalının gösterdiği tüm tanıkların usulünce çağrılıp dinlenmesi ve toplanan diğer tüm delillerle birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.”

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Saraykent, Şükrü Balcı Cad. Caddesi, Antakya/HATAY, Türkiye

(+90) 505 395 97 98

Bursa Avukatı
©
bottom of page