İlave Tediye Ücreti Alacağına İlişkin Başvurular
- Av.Kadir PEREM

- 21 Tem
- 3 dakikada okunur
6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, kamu işyerlerinde çalışan işçilere yılda iki kez ilave tediye ödenmesi gerekmektedir. Ancak uygulamada, ilave tediye alacağının kapsamı, hesaplanması ve husumete ilişkin birçok uyuşmazlık mahkemelerin önüne gelmektedir. Bu yazıda, ilave tediye ücreti alacağına ilişkin başvurularda dikkat edilmesi gereken temel hukuki noktaları ve güncel Yargıtay içtihatlarını ele alacağız.
I. Yasal Dayanak: 6772 Sayılı Kanun
6772 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca, devlet kurumlarında çalışan işçilere yılda iki kez ilave tediye ödenmesi gerekmektedir. Ödemeler 1 Temmuz ve 1 Ocak tarihlerinde yapılır. Bir tam yıl çalışanın alacağı ilave tediye miktarı 30 günlük ücreti tutarındadır. Kısmi çalışma halinde ise çalışılan gün sayısına orantılı olarak hesaplama yapılır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadı uyarınca; işçinin fiilen çalıştığı günler esas alınmak kaydıyla SGK prim günleri ilave tediye hesabında esas alınabilir. Hesaplama formülü: günlük brüt ücret × 15 × (çalışılan gün sayısı / dönem gün sayısı) şeklindedir.
II. Kapsam Sorunu: Hangi İşyerleri 6772 Sayılı Kanun Kapsamındadır?
İlave tediye alacağının en kritik meselelerinden biri, işverenin 6772 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığının tespitidir. Genel bütçeli idareler (bakanlıklar, kaymakamlıklar, valilikler) kapsamda olup, bu kurumlarda çalışan işçilerin ilave tediye talep etme hakkı tartışmasızdır.
Ancak özel hukuk tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar bakımından durum farklıdır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının (SYDV) 6772 sayılı Kanun kapsamında olmadığına ilişkin içtihat değişikliğine gitmiştir.
III. Sosyal Yardımlaşma Vakıfları ve İçtihat Değişikliği
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2018 yılına kadar SYDV çalışanlarının ilave tediyeye hak kazandığı yönünde karar vermekteydi. Vakfın kanunla kurulması, başkanının mülki idare amiri olması, mütevelli heyetinin kamu görevlilerinden oluşması ve gelirlerinin fondan karşılanması gibi gerekçeler bu görüşün dayanağını oluşturmaktaydı (Yargıtay 9. HD., E. 2017/128, K. 2018/15504, T. 11.09.2018).
Ancak bu görüş 2021 yılında terk edilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/5344, K. 2021/9590, T. 26.05.2021 sayılı kararında: "Davalı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının özel hukuk tüzel kişiliğini haiz, ayrı ve bağımsız bir işveren olduğu ve kamu tüzel kişiliği de bulunmadığı göz önüne alınarak davacının ilave tediye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı" şeklinde hüküm kurmuştur.
Bu içtihat, Yargıtay 9. HD., E. 2023/980, K. 2023/4079, T. 20.03.2023 sayılı kararla da pekiştirilmiştir: "Dairemiz uygulamasına göre Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları özel hukuk tüzel kişisi olup 6772 sayılı Kanun kapsamında sayılan işyerlerinden değildir. Bu nedenle davalı Vakıf bünyesinde çalışan davacı işçinin 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye alacağına hak kazanması mümkün değildir" şeklindedir.
IV. Husumete İlişkin Önemli Noktalar
İlave tediye davalarında husumeti doğru yönlendirmek, davanın esasına girilmesi bakımından hayati önem taşır. Kaymakamlıklar ve ilçe müdürlükleri gibi birimler tüzel kişiliğe sahip olmadıklarından, husumetin bunlara yöneltilmesi usulüne uygun değildir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre (E. 2013/9389, K. 2013/27291; E. 2020/1548, K. 2020/6954; E. 2023/3577, K. 2023/5416), kaymakamlığın tüzel kişiliği bulunmadığından, dava İçişleri Bakanlığı'na yöneltilmelidir. Uygulamada "T.C. İçişleri Bakanlığı (Kaymakamlığı temsilen)" şeklinde davalı gösterilmekte ve tebligat adresi olarak kaymakamlık adresi belirtilmektedir.
V. Faiz ve Hesaplama Yöntemi
6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye alacağında en yüksek banka mevduat faizi uygulanır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında faiz, hak kazanılan yılın sonu (31 Aralık) itibarıyla işlemeye başlar. Dönem ortasında işten çıkış varsa, çıkış tarihi muacceliyet tarihi kabul edilmektedir.
İlave tediye hesabında esas alınacak ücret, işçinin fiilen çalıştığı dönemdeki brüt ücretidir. Her taksit dönemi için ayrı ayrı hesaplama yapılır ve çalışılan gün sayısı oranlanarak ilave tediye miktarı belirlenir.
VI. Başvuru Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler
İlave tediye alacağına ilişkin dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk (dava şartı arabuluculuk) sürecinin tamamlanması gerekmektedir. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde iş mahkemesinde belirsiz alacak davası (HMK m. 107) şeklinde dava açılabilir.
Ayrıca, usuli kazanılmış hak meselesi de göz ardı edilmemelidir. Özellikle SYDV davalarında, eski bozmaya uyulmuş derdest dosyalarda usuli kazanılmış hak savunması işçi lehine hâlâ işleyebilir. Yargıtay 9. HD'nin 2023/4079 sayılı kararında dahi Daire, esasa ilişkin görüşü olumsuz olmasına rağmen önceki bozmaya uyulmuş olması nedeniyle usuli kazanılmış hak gereği kabul hükmünü onamıştır.
Sonuç
İlave tediye ücreti alacağı, kamu işyerlerinde çalışan işçilerin en temel haklarından biridir. Ancak Yargıtay içtihatlarındaki değişimler — özellikle SYDV'lere ilişkin kapsam değişikliği — bu alandaki davaları daha dikkatli bir hukuki değerlendirme gerektiren bir konuma getirmiştir. İşverenin hukuki statüsünün doğru tespiti, husumeti doğru tarafa yönlendirmek ve güncel içtihadı takip etmek, başarılı bir ilave tediye talebinin olmazsa olmaz koşullarıdır.
İlave tediye ücreti alacağınıza ilişkin hukuki danışmanlık ve dava süreci hakkında detaylı bilgi almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.




Yorumlar