top of page

TCK m. 158/4 Kapsamında Uyarlama Talepli Dilekçeler: Görevli Mahkeme ve Usul

GİRİŞ

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra ile nitelikli dolandırıcılık suçları bakımından yeni bir düzenleme yürürlüğe girmiş; bu düzenlemeye paralel olarak 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici madde ile, yürürlük tarihinden önce TCK m. 157 veya m. 158 uyarınca haklarında hüküm kurulmuş sanık ve hükümlüler bakımından intibak (uyarlama) usulü ayrıntılı biçimde belirlenmiştir.

Söz konusu geçici hüküm, dosyanın bulunduğu yargılama aşamasına göre farklı mercileri görevli kılmakta; sanık ve hükümlü müdafileri bakımından uyarlama talepli dilekçelerin doğru merciiye yöneltilmesi zorunluluğunu doğurmaktadır. İşbu çalışmada, geçici madde hükümleri ışığında dört ayrı ihtimal bakımından görevli mahkeme ve izlenecek usul ayrı ayrı ele alınacaktır.

I. GEÇİCİ MADDE HÜKMÜNÜN GETİRDİĞİ AYRIM

Geçici madde, uyarlama yargılamasının yürütüleceği mercii belirlerken dosyanın içinde bulunduğu aşamayı esas almaktadır. Bu çerçevede dört ayrı ihtimal karşımıza çıkmaktadır:

BİRİNCİ İHTİMAL — DOSYANIN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRESİNDE OLMASI

Geçici maddenin ilgili fıkrası uyarınca, yürürlük tarihinden önce TCK m. 157 veya m. 158 uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup dosyaları istinaf incelemesi için bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinde bulunan sanıklardan, TCK m. 158'e eklenen dördüncü fıkranın uygulanması ihtimali bulunanların dosyaları bakımından bölge adliye mahkemesince bozma kararı verilecek ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilecektir.

Bu ihtimalde uyarlama talepli dilekçenin, dosyanın kanun yolu incelemesini yürütmekte olan bölge adliye mahkemesinin ilgili ceza dairesine hitaben yazılması zarureti doğmuştur. Zira dosyayı elinde bulunduran ve bozma kararı verme yetkisini haiz merci ilgili dairedir. Dilekçede, müvekkilin TCK m. 158'e eklenen dördüncü fıkra kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak dosya üzerinden bozma kararı verilmesi ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi talep edilmelidir.

İKİNCİ İHTİMAL — DOSYANIN YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINDA OLMASI

Yine geçici madde uyarınca, temyiz incelemesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar, gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilecektir. Kanun koyucu bu ihtimal bakımından bozma kararı öngörmemiş; doğrudan iade usulü benimsemiştir.

Bu aşamada uyarlama talepli dilekçenin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılması ve dosyanın geçici madde hükmü uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi isabetli olacaktır. Ancak uygulamada, dosyanın Başsavcılıkça re'sen ilk derece mahkemesine gönderilmesi asıl olmakla birlikte, süreçte gecikme yaşanmaması ve müvekkilin lehe hükümden bir an evvel yararlandırılması bakımından ihbar niteliğinde dilekçe verilmesi tavsiye olunur.

ÜÇÜNCÜ İHTİMAL — HÜKMÜN KESİNLEŞMİŞ VE İNFAZ AŞAMASINDA OLMASI

Geçici maddenin ilgili fıkrası ile, yürürlük tarihinden önce TCK m. 157 veya m. 158 uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK m. 168 uygulanmamış hükümlülerden, TCK m. 158'e eklenen dördüncü fıkra kapsamında değerlendirilecek olanlar bakımından etkin pişmanlık müessesesinden yararlanma imkânı tanınmıştır. Mağdurun uğradığı zararın, mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi hâlinde TCK m. 168/2'de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılması mümkün kılınmıştır.

Bu ihtimalde uyarlama talepli dilekçenin, hükmü veren ilk derece mahkemesine (Ağır Ceza Mahkemesine) hitaben yazılması gerekmektedir. CMK m. 7/2 ve 5275 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca infaz aşamasında lehe kanun uygulaması ve uyarlama yargılaması bakımından görevli mahkeme, hükmü veren mahkemedir. Dilekçede;

  • Müvekkil hükümlünün TCK m. 158/4 kapsamında bulunduğu,

  • Hakkında daha önce TCK m. 168 hükümlerinin uygulanmadığı,

  • Mağdur zararının giderilmesi için yasal altı aylık süre kapsamında ihtarat yapılmasının talep edildiği,

açıkça belirtilmelidir. Anılan fıkra uyarınca, mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceği hususu izahtan varestedir; ancak zararın giderilmesini müteakip TCK m. 168/2 hükümlerinin tatbiki ile cezada indirim yapılması istenebilecektir.

DÖRDÜNCÜ İHTİMAL — KANUN YOLUNA BAŞVURULMAMASI SEBEBİYLE SONRADAN KESİNLEŞEN HÜKÜMLER

Geçici madde, aynı fıkra hükümlerinin, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle yürürlük tarihinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacağını hükme bağlamıştır. Bu itibarla, istinaf veya temyiz yoluna müracaat edilmeksizin kesinleşen ve infaz aşamasına geçen hükümler bakımından da yukarıda üçüncü ihtimal başlığı altında izah edilen usul aynen tatbik olunacak; uyarlama talepli dilekçe hükmü veren ilk derece mahkemesine hitaben yazılacaktır.

II. DİLEKÇENİN HAZIRLANMASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Uyarlama talepli dilekçelerin hazırlanmasında aşağıdaki hususlara riayet edilmesi, talebin süratle ve isabetle karara bağlanması bakımından zaruridir:

Dilekçede öncelikle, müvekkil hakkında verilen mahkûmiyet kararının esas ve karar numarası ile hüküm tarihi eksiksiz belirtilmeli; kararın kesinleşme durumu (kesinleşmiş ise kesinleşme tarihi, istinaf/temyiz aşamasında ise dosyanın hangi merci nezdinde bulunduğu) açıkça ifade edilmelidir. Suçun vasfının TCK m. 157 veya m. 158 hangisi kapsamında değerlendirildiği ve maddi olayın TCK m. 158/4'e eklenen fıkranın uygulama alanına girdiği somut delillerle ortaya konulmalıdır.

İnfaz aşamasındaki dosyalar bakımından, müvekkil hakkında daha önce TCK m. 168 hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı hususu dilekçede özellikle tavzih edilmeli; zira geçici madde, m. 168'in daha önce uygulanmamış olmasını lehe düzenlemeden yararlanmanın önşartı olarak öngörmüştür.

Mağdur zararının giderilmesi hususunda ihtarat talep edilirken, müvekkilin ödeme kabiliyeti ve iradesi somut biçimde ifade edilmeli; mağdur zararının kapsamı ve tutarı bakımından dosyadaki bilirkişi raporu veya mağdur beyanlarına atıf yapılmalıdır.

III. HUKUKİ NEDENLER VE İLGİLİ MEVZUAT

Uyarlama talepli dilekçelerde başvurulacak temel hukuki dayanaklar şu şekilde tasnif edilebilir: 5237 sayılı TCK m. 7 (zaman bakımından uygulama — lehe kanun), TCK m. 158/4 (yeni eklenen fıkra), TCK m. 168 (etkin pişmanlık), 5252 sayılı Kanun'un ilgili geçici maddesi, 5271 sayılı CMK m. 7/2 (görev), 5275 sayılı Kanun'un infaz aşamasında lehe kanun uygulamasına ilişkin hükümleri ve Anayasa m. 38 (suç ve cezaların kanuniliği — lehe kanun ilkesinin anayasal dayanağı).

SONUÇ

TCK m. 158'e eklenen dördüncü fıkra ve buna paralel getirilen geçici madde hükümleri, ceza müdafiliği pratiğinde önemli bir uyarlama alanı doğurmuştur. Uygulayıcı bakımından ilk ve en kritik tespit, müvekkilin dosyasının hangi aşamada bulunduğunun belirlenmesi ve buna göre görevli merciiye yönelik dilekçenin isabetle tanzim edilmesidir.

Özetle:

  • Dosya bölge adliye mahkemesinde ise: ilgili ceza dairesine hitaben; bozma ve ilk derece mahkemesine gönderilme talebi ile,

  • Dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında ise: Başsavcılığa hitaben; dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi talebi ile,

  • Hüküm kesinleşmiş ve infaz aşamasında ise: hükmü veren ilk derece mahkemesine hitaben; TCK m. 168/2 kapsamında ihtarat ve uyarlama talebi ile,

  • Hüküm kanun yoluna başvurulmaksızın yürürlük tarihinden sonra kesinleşmiş ise: yine hükmü veren ilk derece mahkemesine hitaben aynı usulle,

uyarlama talepli dilekçelerin tanzim ve tevdi edilmesi isabetli olacaktır.

Söz konusu geçici madde kapsamındaki taleplerin süratle işleme konulması, müvekkilin lehe kanundan yararlanma hakkının anayasal güvence altında bulunması nedeniyle zorunlu olup, uygulayıcının dosya aşamasına göre isabetli merciiye başvurması esaslı bir müdafaa yükümlülüğü teşkil etmektedir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaya ilişkin hukuki mütalaa yerine geçmez. Her dosyanın kendine özgü koşulları bakımından profesyonel hukuki destek alınması tavsiye olunur.

 
 
 

Yorumlar


Ekinci Çevre Yolu, Gülderen Kavşağı, Atahan İş Merkezi Antakya/HATAY, Türkiye

(+90) 505 395 97 98

Bursa Avukatı
©
bottom of page